Eleştirilerimizde samimi miyiz?


Televizyon denilen aptal kutusunu açtığınızda bir şey dikkatinizi çekiyor mu hiç?
Hangi kanalı açarsanız açın, her kanalda mutlaka ama mutlaka birileri başka birilerini ahmakça eleştiriyor.

Yemekteyiz, Yetenek Sizsiniz, Bu Tarz Benim, Beyaz Futbol, O Ses Türkiye ve daha niceleri. Kimileri jüri oldukları alanda donanımlı, kimileri tamamen vasıfsız insanlar karşılarına çıkan insanları tamamen yıkıcı, hatta bazı programlarda insanlık dışı şekilde eleştirerek reyting peşinde koşuyorlar. Bütün bunları farkında olmayan izleyen 21.yüzyıl insanlarımız ise kendilerini aynı girdabın içinde buluyor ve ailesini, çocuklarını, arkadaşlarını, siyasetçileri, futbolcuları, sokaktaki simitçiyi kısacası herkesi amaçsızca eleştirmeye başlıyor.

Bu yazdıklarımın çoğumuz farkındayız belki ama asıl anlatmak istediğim konuya henüz gelmedim. Beni rahatsız eden konu, bu eleştirilerdeki saçma genellemeler ve artniyetler.

Bir matematikçi hata yaptığı zaman yanlış olan matematik değildir, matematikçidir.

Ünlü fizik profesörü Walter Lewin MIT’de verdiği derslerinde hep şunu söyler “Physics works!” yani fizik işe yarıyor. Ne olursa olsun fizik yanılmaz, yanılan kişilerdir.
Bunun aksini iddia eden yoktur sanırım.

Peki öte yandan, çevremizde yanlış yapan insanlara da aynı şekilde mi yaklaşıyoruz?
Bununla ilgili kendi çevremden örnekler vereceğim.

Network Marketing sektöründe yer alan çoğu kişinin karşılaştığı tepkilerden bir tanesi:
Daha önce sizinle aynı sektörde veya aynı şirkette çalışan birisinin yaptığı yanlışlar, kişiye değil şirketin veya sektörün tamamına mâl edilir.
Neden?
Her yıl üzerine koyan ve 2014 yılı itibariyle 185 milyar dolarlık bir hacme sahip olan, dünyaca ünlü şirketlerin yer aldığı bir sektör bir kişiyle nasıl yalan olur? İşte burada yapılan eleştirileri samimi değil aksine artniyetli buluyorum.
Üzgünüm ama kim ne derse desin “Network Marketing works!” 🙂

Bir diğer artniyetli yaklaşım ise şüphesiz İslâm’a karşı.
Çoğu insan çevrelerindeki dindar diye adlandırdığı kimselerin, imamların veya dini otorite kabul ettiği başka kişilerin hakkında duyduğu ya da gördüğü bir olumsuzluk üzerine hemen İslâm’ı kötülemeye başlarlar. “Bak müslüman adamı görüyor musun neler yapıyor!” Güzel kardeşim hata yapan kişiler senden farkı olmayan insanlar. Yanlış olan şey davranışlar, insanlar; İslam değil!

“E imam adam yapıyor daha ne olsun?!”
İmam dediğimiz kişiler Allah tarafından gönderilen peygamberler değildir, devlet tarafından görevlendirilmiş 657’ye tabii memurdur.
Asıl ve dosdoğru olan İslâm’dır.

Kendini ve artniyetli görüşlerini aklamak maksadıyla İslâm’a çamur atmanın hiçbir faydası yok, çünkü güneş balçıkla sıvanmaz.

Sözün özü; okuyalım, araştıralım, düşünelim ve eleştirelim. Eleştirirken de mantık çerçevesinde, yapıcı ve samimi olalım.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *